Tuesday, April 9, 2013

Art Criticism: Flailing or Flourishing? // Sanat Eleştirisi: Ölüyor mu, Gelişiyor mu?




 On our April 8 SANATALK program, we discuss recent debates about the state of art criticism. In the last few months, American art critics Jerry Salz and John Seed have both argued that the relationship between the art market and art criticism is going through a change -- perhaps making the task of the critic redundant.

At the same time, in Turkey the demand for art criticism seems higher than ever. In Istanbul, two major art institutions -- SALT and the Istanbul Biennial -- have both started workshops for art criticism. What is the significance of these powerful institutions trying to foster a critical community?

SANATALK programının 8 Nisan tarihli bölümünde son dönemin önemli tartışma konusu olan sanat eleştirisinin durumunu konuştuk. Son aylarda Amerika'nın önde gelen iki sanat eleştirmeni Jerry Salz ve John Seed, sanat pazarı ile sanat eleştirisi arasındaki ilişkinin büyük bir dönüşüm geçirdiğini ve bu dönüşümün sanat eleştirisinin rolünü ortadan kaldırdığını iddia eden argümanlar ortaya koydular.
Türkiye'de ise tam tersi sanat eleştirisi icin büyük bir talep var gibi görünüyor. Türkiye'nin önde gelen iki sanat kurumu -SALT ve İstanbul Bienali-  sanat eleştirmenliği üzerine atölye calışmaları başlattılar. Güçlü sanat kurumlarının, eleştirmenler yetişmesine katkıda bulunmasının anlamı nedir? 

Subscribe to our podcast here // Podcastımıza abone olmak için burayı tıklayın.

Further reading // Diğer kaynaklar:
Salz on the Death of the Gallery Show, by Jerry Salz
When the Art Market and Art Criticism Divorce, by John Seed

Art in the Gulf / Körfezte Sanat




SANATALK's March 25 program addresses recent developments in the Middle East, where there has been a boom in arts and cultural institutions since the early 2000s.

Following a recent trip to the Gulf, we talk about the emergence of branch museums like the Louvre and Guggenheim's Abu Dhabi outposts; art fairs like Art Dubai and its affiliated talks program, the Global Art Forum; and biennials like the Sharjah Biennial, now in its 11th edition.

Sanatalk programının 25 Mart tarihli bölümünde  2000'li yıllarla birlikte Ortadoğu'da büyük bir gelişme göstermekte olan kültür ve sanat kurumları konu edildi. Körfez ülkelerine yapılan ziyaretin ardından, Louvre ve Guggenheim Abu Dabi gibi hızla gelişmekte olan "şube müzeler", Art Dubai gibi sanat fuarları ve paralel etkinlikleri olan konferans dizileri, Global Sanat Forumu ve 11. kez düzenlenmekte olan Sharjah Bienali programın ana konularını oluşturdu.

Subscribe to our podcast here // Podcastımıza abone olmak için burayı tıklayın.
 
Further reading // Diğer kaynaklar:
Postcard from the Gulf, by Sarah-Neel Smith
Trading Places, by Negar Azimi

[Image: OFFICE, Oases (2012–13), installation view at the 2013 Sharjah Biennial]


Exhibitions in Turkey - A Mini History



SANATALK's March 18 program reviews the history of museums in Turkey from the late Ottoman Empire to today. We touch on Osman Hamdi's Ottoman Imperial Museum, Atatürk's Painting and Sculpture Museum, the foundation of early galleries between the 1950s and the 70s, and wrap up with a discussion of the Istanbul Biennial from the 1980s onwards.

SANATALK'un 18 Mart tarihli programı, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminden günümüze kadar Türkiye'de müzecilik tarihini değerlendirdi. Osman Hamdi Bey'in Müze-i Humayun'undan, Atatürk'ün Devlet Resim ve Heykel Müzesi'ne, 50'li ve 70'li yıllar arasında gelişmeye başlayan galericiliğin sanat ortamına getirdiği dinamizmin anlatıldığı program 80'li yıllar ve İstanbul Bienali'ne değinerek son buldu.

Subscribe to our podcast here // Podcastımıza abone olmak için burayı tıklayın.

More reading // Diğer kaynaklar

Osmanlı Müzeciliği, by Wendy Shaw (Also in English)

Türk Sanatına Yön Veren Sergiler, by Yahşi Baraz and Oğuz Erten,
Galeristler:70'lerin Sanat Ortamı, by Melda Kaptana

[Image: Ankara State Painting and Sculpture Museum]

Sunday, March 10, 2013

Adalet Cimcoz - with guest Mine Söğüt / Adalet Cimcoz Biografisi - konuk Mine Söğüt ile

For SANATALK's second program, which airs on March 11, we host novelist and journalist Mine Söğüt to talk about the process of writing the biography Adalet Cimcoz, and the fascinating woman whose life it features.

Born in Istanbul in 1910 to a German mother and an officer in the Turkish army, Adalet Cimcoz was Turkey's first gossip columnist and a prize-winning translator whose renditions of Kafka are still in print today. In the 1950s and 60s, she was nicknamed Turkey's Dubbing Queen (dublaj kraliçesi), for her voice-overs of Turkish film bombshells like Türkan Şoray, Sezer Sezin, and Filiz Akın. She was also the founder of Istanbul's first private art gallery, Galeri Maya.

This week we talk about Söğüt's motivations for writing Cimcoz's biography, Cimcoz's important role in the Turkish art world, and continue last week's conversation about the recent emergence of this genre of artists' biographies.

SANATALK programının 11 Mart tarihli ikinci bölümünde gazeteci - yazar Mine Söğüt'u konuk ettik. Sanat tarihimizin en etkileyici figürlerinden biri olan Adalet Cimcoz'un biyografisini yazan Söğüt'le, kitabı yazış sürecini konuştuk. 

1910 yılında Alman bir anne ve asker Türk babanın kızı olarak İstanbul'da doğan Cimcoz, Türkiye'nin ilk dedikodu yazarı olmasının yanısıra ödüllü bir çevirmendi. Cimcoz'un Kafka'dan yaptığı çevirilerin baskıları bugün bile dolaşımda bulunuyor. 50'li ve 60'lı yıllarda "dublaj kraliçesi" olarak bilinen Cimcoz, Türkan Şoray, Sezer Sezin ve Filiz Akın gibi Türk sinemasının pek çok yıldızına ses vermişti. Cimcoz'un sanat tarihi bakımından önemi Türkiye'nin ilk özel galerisi olan Maya Galeri'yi kurmuş olmasıdır.

Bu programda, geçen hafta tartıştığımız "sanat biyografileri" konusunun devamı olarak Söğüt'ü Adalet Cimcoz biyografisi yazmaya iten nedenleri ve  Cimcoz'un sanat tarihimizdeki yerini konuşuyoruz.

Sanatçının Yaşamını Yazmak: Biografi mi Roman mı?


Son yıllarda Türkiye'de, önemli sanat tarihi figürleri üzerine yazılmış biyografilerin sayısında büyük bir artış olduğunu gözlüyoruz. Bu kitapların bir kısmı klasik birer biyografi gibi yazılsa da coğunluğu kişisel anılar ya da popüler tarihi romanlar olarak kaleme alınıyor. Tüm bu kitapların ortak noktaları ise hemen hepsinin dramatik birer hikaye anlatmaları ve doğrusal tarih aktarımı iddiaları. Bu iddiayı desteklemek için de biyografisi yazılan kişinin tüm aile arşivinden yararlanılıyor.
SANATALK'un ilk programı bu kitaplardan bir seçki üzerine yoğunlaştı: Şakir Paşa Ailesi (Şirin Devrim), Osman Hamdi Bey'in Romanı (Emre Caner), Füreya (Ayşe Külin) ve Adalet Cimcoz (Mine Söğüt).

Genel bir okur profili ve geniş kitleler için yazılan bu kitaplar bu sanatcıların  toplum tarafından algılanmasına nasıl bir katkı veriyor? Bu tarz yazılan kitaplar, Türkiye'de ki sanat tarihi yazılımı içinde yeni bir alt akım olarak değerlendirilebilir mi? Bu yarı-tarihi ve yarı-biyografik kitaplar sanat tarihcileri için yeterince güvenilir kaynaklar midir? Bu yeni akım biyografi yazınının ortaya çıkma nedeni bu sanatçıların pek çoğunun arşivlerinin kamuya dolayısiyla araştırmacılara açık olmaması mı? Ailelerin ve yakın çevrelerinin bu işi üstlenmeleri biraz da zorunluluktan mı kaynaklanıyor? 

11 Mart'da yayınlanacak ikinci programımızda Adalet Cimcoz -- ödüllü çevirmen, Türkiye'nin ilk dedikodu yazarı ve ilk sanat galerisinin kurucusu -- biyografisinin yazarı Mine Söğüt ile Türk sanat tarihinin bu çok ilginç karekteri üzerine konuşacagız.

Listen the full March 4 program here to learn more.

Kitaplar
Adalet Cimcoz, Mine Söğüt
Şakir Paşa Ailesi, Şirin Devrim (English)
Osman Hamdi Bey'in Romanı, Emre Caner

Writing Artists' Lives: Biography or Fiction?

In the last few years, there's been an upsurge in bestsellers about the lives of major figures in Turkish art history. Some are straight-up biographies, some are personal memoirs, and some are fictional or semi-fictional historical novels. They share a flair for dramatic story-telling but also claim a certain historical authority, often backed up by the heavy use of family archives.

SANATALK's first program, which airs on March 4, covers a handful of these recent books, including Şakir Paşa Ailesi (Şirin Devrim), Osman Hamdi Bey'in Romanı (Emre Caner), Füreya (Ayşe Külin), and Adalet Cimcoz (Mine Söğüt).

How do these books written for a mainstream market contribute to the position of certain artists within the popular consciousness today? Is this a new sub-genre of art history writing in Turkey? Are these semi-fictional, semi-historical books a viable source for art historians? Has this body of literature emerged because there are so few public archives available to researchers in Turkey -- so families and communities must take history-writing and archival safekeeping into their own hands?

Exhibition of the week: Haset, Husumet, Rezalet (Envy, Enmity, Embarrassment) at ARTER.

Next week for the March 11 program, we speak with Mine Söğüt about her book Adalet Cimcoz, and the fascinating woman whose life-story it features -- award-winning translator, gossip columnist, and the founder of Istanbul's first private art gallery.

Listen the full March 4 program here to learn more.
Or download it here.


More reading:
Adalet Cimcoz, by Mine Söğüt
Şakir Paşa Ailesi, by Şirin Devrim (also available in English)
Osman Hamdi Bey'in Romanı, by Emre Caner
Füreya, by Ayşe Külin
Ben Bir Bizans Bahçesinde Büyüdüm, by Melda Kaptana
Kanadalı Bir Gelinin Türkiye Anıları, by Hughette Eyüboğlu (also available in French and English)
Çağrışımlar, Tanıklıklar, Dostluklar, by Şakir Eczacıbaşı